28 Haziran 2009 Pazar

übertatlı - Çikolata Parçacıklı Kakaolu Dondurma

ya da orijinal adıyla Çikolatalı Gelato

Öncelikle bu tarif için Cenk'e ne kadar teşekkür etsem azdır. Dondurma makinemi aldığımdan beri tarifler arasında boğuldum ve tabii ilk kontrol ettiğim site de Cafe Fernando oldu. Ama bol yumurtalı tarifleri gördükçe canım sıkıldı diyebilirim. Motivasyonumu da Cenk sağladı ve bu nedenle işe Cafe Fernando'daki Çikolatalı Gelato ile başlayayım dedim.
Öncelikle bu dondurma için sadece çikolatalı gelato, kakaolu dondurma vs demek ayıp olur. Ben bu tarife übertatlı adını verdim. Nedenini açıklayayım. Tarifin donmamış hali piyasada satılan ünlü hazır pudingle birebir aynı diyebilirim. Üstelik de katıkısız hali! Dolayısıyla bu pudinge bayılan (bu durumdan pek de hoşnut değilim aslında) kuzum dondurmanın temel tarifine de bayıldı ve tencerenin dibi evde kapışıldı. Yani öncelikle annelere içi katkı maddeleriyle dolu bu pudingi almak yerine Cenk'in tarifini uygulayarak katkısız halini kendileri hazırlasınlar derim.
Pudingi dondurma aşamasına geçtiğimde ben tarife sadece damla çikolata ekledim. Ama bir acemilik yaptım ve parçaları dondurma makinesine erken döktüm. Bu nedenle bir kısmı karıştırma sırasında yok oldu. Yani damla çikolataları dondurmayı çıkarmaya yakın eklemek daha doğru olur.
Sonuca geçersek; bu dondurma sayesinde kuzum, aşkım ve mumunun gözdesi oldum... Tarifi o kadar beğenip methettiler ki annem yazlığa giderken yanımda makinemi ve malzememi getirmemi emretti.
Sırada ne mi var? Şarköy'deki damla sakızlı dondurmanın klonunu yapmak!


Çikolata Parçacıklı Kakaolu Dondurma kalite kontrol uzmanı
:)))

16 Haziran 2009 Salı

GDO'YA HAYIR

Böcek ilacı üreten bir mısır yediğinizi düşünebiliyor musunuz? Peki sırf raf ömrü uzasın diye genetiğiyle oynanan domates ya da soya yediğinizi... Belki ben yemem diyorsunuz ama tükettiğiniz gıdaların içindekiler bölümüne baktığınızda soya lesitini diye bir maddeyle karşılaşırsanız bir canavar ya da köylü deyimiyle katır gıda yiyorsunuz demektir.
Canavar, katır ya da genetiği değiştirilmiş organizma... Bu yaratık besin maddelerinin önüne geçmek için hepimiz GDO'YA HAYIR demeliyiz...
İsterseniz Sade Vatandaş'a bir göz atın, GDO'yu anlayın!
http://www.sondizi.com/sade-vatandas-okan-bayulgen/sade-vatandas-okan-bayulgen-03062009-izle.html

21 Mayıs 2009 Perşembe

Unutkan Terazi

Haybinkunduz!!!
O kadar da kontrol ettim!
"Bak Pınar unutma" dedim!
Ama başaramadım.
Blogumun 9 Mayıs'taki ilk doğum gününü ancak 12 gün sonra hatırlayabildim.
:(
Haybinkunduz!!!





fotoğraflar www.sxc.hu adresinden alınmıştır.

20 Mayıs 2009 Çarşamba

Başarısızlık

Nasıl da hevesli giriştim işe. Kuzum da yardım edeceğim deyince daha bir keyiflendim. Aslında bu gibi durumlarda genellikle sonradan anne-kız kavgası yaşamadan yapamıyoruz. Neyse zaten sonradan yardımdan da vazgeçti. Benim de hevesim kursağımda kaldı. İlk altüst kek denememi de kayısı marmelatı ile yapmıştım ve kayısılar kalıba yapışıp yanmıştı. Elmalı altüst keki tutturunca bir daha denemeye karar verdim. Sonuç ilki kadar kötü olmasa da elmalı gibi bir başarı elde edemedim. Ve kötü görüntüyü pudingle kapatmaya çalıştım. Tadına ise bakmadım bile. Yarın test edilir ve onaylanır/onaylanmaz. Ama bundan sonra kayısılı deneme yapmayacağım, yaparsam da kalıbın altına mutlaka yağlı kağıt sereceğim.
Hazır bu kadar uğraşmış, bir şeyler de yazmaya başlamışken bari geçen gün yaptığım fındıklı çıtır keki yazayım. Ben keki standart baton kalıpta yaptım ama biraz daha büyük (çok değil) bir kalıbı tavsiye ederim. İşte fındıklı çıtır kek...

Fındıklı Çıtır Kek

¾ bardak şeker
¼ bardak pekmez
2 yumurta (oda sıcaklığında)
3 yemek kaşığı dolu dolu tereyağı (2/3 bardak sıvı yağ)
1 ½ bardak un
½ bardak fındık
½ bardak damla çikolata
½ bardak mısır gevreği
½ bardak oda sıcaklığındaki süte ½ kaşık sirke ekleyip 15 dakika kadar bekleyin
1 paket kabartma tozu
1 tatlı kaşığı vanilya özütü

Yağı mikserle çırpın. Sırasıyla şeker, pekmez, birer birer yumurtaları ve vanilya özütünü ekleyin. Unu ve kabartma tozunu bir kaba eleyin. Unu yumurtalı karışıma ekleyip yedirin. Sirkeli sütü de karışıma katın. Ancak bir sonraki malzemeyi eklemeden önce eklediklerinizin iyice özleştiğine emin olun. Fındığı toz gibi olmasa da ince bir şekilde çekin ve çikolatanın bir kısmıyla birlikte hamura karıştırın. Hamurunuzu kek kalıbınıza alın ve mısır gevreği ile çikolatanın geri kalanını hamura katıp hafifçe karıştırın. Önceden ısıtılmış 180 derecelik fırında pişirin. Zaman tutmadığım için kürdan testi uygulamanızı tavsiye ederim.
Afiyet olsun…

19 Mayıs 2009 Salı

7 Tahıllı Cevizli Ekmek


Geçen hafta sonu çiftliğe gidip sezonu açtık. Giderken anneanneciğime çok sevdiği tahıllı ekmeklerden ve herkesin özellikle de eniştemin çok sevdiği havuçlı kekten yapayım dedim. İyi ki de yapmışım herkes bayıla bayıla yedi.Tabii yardımları için aşkıma teşekkür ederim.
Bir de bugünün bizim için Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı olmasının yanında bir özelliği daha var. Aşkım 19 Mayıs 2005 akşamı Üsküdar'da İstanbul manzarasına karşı evlenme teklif etmişti. Ve tabii ben de evet demiştim... İyi ki etmiş. Onu seviyorum...



Malzemeler
Söke 7 Tahıllı Un Karışımı
250 ml ılık süt (1 bardak)
70 ml ılık su
1 yemek kaşığı sirke
½ tatlı kaşığı toz şeker
Göz kararı ceviz ve ayçekirdeği
1 yemek kaşığı sızma zeytinyağı

Üzeri için
½ tatlı kaşığı bal
1 yemek kaşığı süt
Ayçekirdeği

Hazırlanışı
500 gr’lık bir paket Söke 7 Tahıllı Ekmek Karışımı’nı bir kaba boşaltın. Bir bardak süte bir yemek kaşığı sirke ekleyip 15 dakika kadar bekleyin. Ayrıca ılık suya paketten çıkan mayayı ekleyin ve mayanın köpürmesini bekleyin. Zeytinyağı, küçük parçalara böldüğünüz ceviz ve ayçekirdekleri dahil bütün malzemeleri una karıştırıp iyice yoğurun. Daha kolay yoğumak için ellerinizi zeytinyağıyla biraz yağlamayı deneyebilirsiniz. Hamurun ilk mayası için ılık bir ortamda 30 dakika kadar bekletin. İlk mayadan sonra pişireceğiniz kaba dilerseniz şekil vererek aktarın. Ben baton kek kalıbınımı hafif yağladım ve hamuru fazla yoğrmadan biraz rulo haline getirerek bu kalıba aktardım. İkinci mayalanma süreci için yine ılık bir ortamda yaklaşık 1 saat bekletin. Ekmeğinizi fırına vermeden 5 dakika önce fırınınızı 210 derecede çalıştırın. Balı sütün içinde eritin ve bir fırça yardımıyla hamurun üzerine sürün. Üzerine ayçekirdeklerini serptikten sonra fırına verin. Ekmeğinizi ilk 10 dakika 210 derecede sonraki yaklaşık 25-30 dakika 190 derecede pişirin. Ekmeğinizin piştiğine emin olmak isterseniz kapı çalar gibi ekmeği tıklatın. Ekmekten tok bir ses almanız gerekir. Ayrıca üzerinin kararmamasına dikkat edin. Pişen ekmeği fırından çıkartıp 5 dakika kadar kalıpta dinlendirin. Daha sonra soğuması için tele çıkarın. Soğuyunca da afiyetle yiyin...

18 Mayıs 2009 Pazartesi

Türkan Saylan'ın ardından

Türkan Saylan için çok üzgünüm... Ama gözü arkada kalmasın, cumhuriyetçi, modern Atatürk kadını olarak ben de bir Türkan Saylan yetiştireceğime ve başka Türkan Saylanların yetişmesine katkıda bulunacağıma söz veriyorum...

13 Mayıs 2009 Çarşamba

Londra'ya gidesim var...

Dün geceden beri bir internet sitesine takılmış vaziyetteyim. Aslında her şey tavukgöğsüyle başladı. Bu tatlının bir dönem Avrupa'da popüler olduğunu, orijinalinin nasıl yapıldığını anlatan bir siteye rastladım ve iki gündür siteyi didik didik ediyorum... François-Xavier'in fxcuisine sitesi yemek yemeyi, yemek yapmayı ve fotoğraflamayı gerçekten başka bir boyuta taşımış. François'in ellerine sağlık diyorum ve İstanbul'da bir kebabçıda yaşadığı iftar macerasını okumanızı tavsiye ediyorum.
Peki, Londra nerden çıktı? Efendim az önce bahsettiğim sitede dolaşırken harika bir kitapçı gördüm; Books For Cooks. Bir yemek kitapları kitapçısı... Gözlerim yerinden oynadı ve böylece birkaç zamandır devam eden Londra aşermelerim şiddetlendi. İnşallah bir fırsat olur da gidebilirim.
Tarif neden yok diye merak eden çıkarsa: Efendim ben yaptığım denemelerin tadına bakmadan edemiyorum. Ve bu hafta ofiste aldığımız bir kararla kendimizi biraz sıkacağız ve kilo vereceğiz. Bu da demek oluyor ki bu sürede yeni denemelere girişmeyeceğim, okuduklarımla yetineceğim.

Sevgiyle kalın